kitap

İşletmelerde Stratejik Eğitim Yönetimi: Kılavuz Model adıyla hazırlanan bu kitap on beş yıldan beri insan kaynakları yönetimi alanına ilgi duyan, bu alanda bilimsel fikir ve çalışma üreten, özel ve kamu sektörü kurum ve kuruluşlarının insan kaynakları departmanlarının yapılandırılması ve etkinliğinin artırılması konularında gönüllü ya da profesyonel danışmanlık veren bir öğretim üyesinin zihinsel tasarımından ibarettir. İnsan kaynakları yönetimi adı altında yerli ve yabancı literatürde sayısı kestirilemeyecek kadar çok eser kaleme alınmış olmasına rağmen bu alanın stratejik boyutlarını içeren ve bunu yaparken en önemli fonksiyonlarının başında gelen “eğitim yönetimi” konusunu ön plana çıkaran bir eserin yok denecek kadar az olduğunu söylemekte herhangi bir sakınca görmemekteyim. Bununla birlikte, elinizdeki kitaba gerçek manada özgünlük katan kısım ise şüphesiz ki ölçeği ne olursa olsun her tür işletmeye uyarlanabilecek ve aslında sadece eğitim yönetiminde değil, insan kaynakları yönetiminin tüm fonksiyonların altyapısının oluşturulmasında ve yürütümünde kılavuz olarak kabul edilebilecek model tasarımıdır.

Uluslararası pek çok kuruluş ve sözleşme tarafından 15-24 yaş arası olarak kabul edilen ve sahip olduğu biyolojik, sosyolojik ve yapısal özellikleri bakımından toplumların “en dinamik” ve “yatırım yapılabilirlik potansiyeli en yüksek” kesimini oluşturan gençler, gerek gelişmiş ve gerekse de gelişmekte olan ülkelerde çok önemli sosyo-ekonomik sorunlarla baş etmek zorunda kalmaktadır. Bu sorunlardan bazıları; yoksulluk, sosyal dışlanma, yeterli düzeyde eğitim alamama, aile kuramama, sağlık, yurttaşlık, sosyal güvencesizlik, kayıtdışı çalışma gibi bir bireyin hayatını büyük ölçüde etkileyebilecek olumsuzluklardır. Ortaya çıkış biçimi ve meydana getirdiği sonuçlar bakımından diğer tüm sorunları etkileyen ve onlardan etkilenen “işsizlik” olgusu ise, toplumun tüm katmanlarında olduğu gibi dezavantajlı grupların başında gelen gençler açısından da büyük bir sorunu teşkil etmektedir. Günümüzde gençler arasında yaygınlaşan işsizlik sorunu, sadece Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin değil, gelişmiş olarak kabul edilen AB üyesi pek çok ülkenin de en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir. Ancak Türkiye, yakın bir zaman dilimi içerisinde, kendisini AB ‘ne tam üye olmuş bir ülke olarak görmek istiyorsa, Avrupalıların gözünde sahip olmuş olduğu tüm dezavantajları da göz önünde bulundurarak sosyal, siyasal ve ekonomik açıdan Birliğin en gelişmiş ülkelerinin seviyesine ulaşmak zorundadır. Her ne kadar gelişmiş pek çok ülkede de önemli bir sorun olarak görünüyor olsa da, Türkiye’ de genç işsizlik sorununun kendine has nedenleri bulunmaktadır. Bu nedenlerin doğru bir şekilde tespit edilmesi ve ortadan kaldırılabilmesi için somut, gerçekçi, uygulanabilir ve objektif önerilerin ortaya konması büyük önem taşımaktadır.

abye_uyum_surecinde_genc_issizligi
dunden_bugune_istanbulda_ulasim

Sanayi toplumunun gelişmesinde en etken faktörlerin başında ulaşım ve iletişim imkanlarının sürekli olarak gelişmesi ve değişmesi gelmektedir.
Ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel kalkınmada mal ve insan mobilitesi büyük önem arz etmektedir. Bu mobilitenin sağlanması ise ancak
ulaşımla gerçekleşebilmektedir.
Geçmişten günümüze kadar ulaşım alanında çok büyük değişikliklerin yaşandığı görülebilmektedir. İnsanoğlu ulaşım konusunda gerek hayvan ve insan gücünden gerekse tabiat güçlerinden teknolojiye kadar birçok imkandan yararlanmıştır.
Sanayi devriminden ve özellikle de bilgi teknolojilerindeki gelişmelerden sonra ulaştırma alanında çığır açıldığı, büyük imkanların ve kolaylıkların sağlandığı gözden kaçmamaktadır.
Ulaştırma ve ulaşım sistemlerinde meydana gelen değişme ve gelişmeler çok büyük imkanlar ve kolaylıklar sağlamasına karşın, bazı sorunların da ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu sorunların başında da; trafik tıkanıklığı, çevre kirliliği, trafik kazalan gibi olumsuzluklar gelmektedir.
Ulaşım ve ulaştırma bakımından İstanbul’un ayrı bir öneme sahip olduğunu, motorlu kara taşıtlarının önemli bir kısmının İstanbul’ da
bulunduğunu, ulaşımdan kaynaklanan trafik gibi sorunlardan en fazla etkilenen kentlerimizin başında da İstanbul’un geldiğini söyleyebilmek mümkündür.
İstanbul’un ulaşım ve ulaştırma yapısının ele alındığı bu çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar; “Ulaştırma Kavramına Genel Bakış”, “Ülkemizde Ulaştırma Sistemlerinin Tarihsel Gelişimi ve Planlı Dönemde Ulaştırma İlke ve Politikaları”, “Ülkemizde Kent içi Ulaşım ve Sürdürülebilirliği”, “İstanbul Kent içi Ulaştırmasının Gelişimi ve Çözüm Bekleyen Sorunlar” ile “Dünden Bugüne istatistiklerle İstanbul’da Ulaşım” dır.