ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİN İTİBARI KAYIP MI OLUYOR?

Prof. Dr. Levent Şahin
Arş. Gör. Ali İhsan Balcı

   Bilgi toplumu, ülkelerde ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi yönden çoğu sistemin ve düzenin sorgulanmasını gerekli kılmıştır. Bilgi çağına geçişle birlikte önceki dönemlerde ön planda olan ve özellikle kol gücüne dayalı pek çok meslek eski önemini yitirmeye başlarken, bilgiye ve bilginin işlenmesine dayalı yeni mesleklere olan ilgi artmış ve gerekli bir hal almıştır. Fakat öğretmenlik mesleği ile ilgili olarak süreç, muazzam bir çelişkiyi içerisinde barındırmaktadır. Zira bilginin kullanımı ve geliştirilmesinde en önemli mesleklerden biri olan öğretmenlik, her geçen gün eski itibarını yitirmeye ve önemini kaybetmeye başlamıştır. Peki bu itibar kaybı ve mesleğin eskisi kadar değerli görülmemesinin altında yatan nedenler nelerdir? İşte üç kısımdan oluşacak olan bu metin yazısı, öğretmenlik mesleğinin itibarını etkileyen sorunları dört başlık altında ele alarak çözüm önerileri sunmayı amaç edinmiştir.

   Öğretmenlik mesleğinin toplum içerisindeki sosyal konumu, dünyada son yıllarda çokça tartışılmaktadır. Bu tartışmalar genel olarak öğretmenlik mesleğinin toplumsal itibarının öğretmenlerin niteliği ile kuvvetli bir ilişkisi olduğu yönündedir. Mesleklerin toplumsal itibarını etkileyen kriterler; mesleğin ekonomik getirisi, istihdam olanakları, eğitim süresi, çalışma şartları ve toplumsal kültür ile mesleğin ilişkisi şeklinde sıralanabilir. Bu kriterlere “acaba öğretmenlik mesleği Türkiye’de eski itibarını kaybediyor mu?” sorusunu yanıtlayabilmek için kısaca değinmek yerinde olacaktır.

   Ekonomik getiri ile mesleğin toplumda algılanan itibarı arasında doğru orantı bulunmaktadır. Başka bir ifade ile mesleğin ücreti/maaşı ne kadar fazla ise o meslek toplumda daha yüksek statülü bir meslek olarak değerlendirilmektedir.

Öğretmenlik Mesleği

   Öğretmenlik mesleği ücret/maaş bakımından Türkiye’de diğer meslek gruplarından görece düşük olsa da düzenli getirisi olan bir memurluk olarak görülmektedir. Küreselleşme ve gelişen teknoloji sonucunda daha fazla risk içeren fakat getirisi daha yüksek olan işlerin tercih edilmesi öğretmenlik mesleğinin ücret kriteri bakımından toplumsal itibarını düşürmektedir.

   İstihdam olanakları da ücret gibi mesleğin toplumdaki itibarıyla doğrudan ilişkilidir. Eğitim alınan mesleğin istihdam olanaklarının yüksek olması, mesleğin toplumsal itibarını arttırmaktadır. Bu bakımdan öğretmenlik mesleğinin uzun süren atama süreçleri, yıllardır atanamayan aday öğretmenlerin olması ve atanamama sebebiyle farklı mesleklere yönelmeleri bakımından toplumda itibar kaybı yaşamaktadır.

Mesleğe girişteki eğitim süresinin uzunluğu ile mesleğin toplumsal itibarı arasındaki ilişki, özellikle eğitim süreleri aynı olan mesleklerin toplumsal itibarının birbirinden farklı olması bakımından eski önemini kaybetmiştir.

Öğretmenlik Mesleği

   Çalışma şartları açısından mesleklerin itibarı değerlendirilirken iş ortamındaki konfordan ziyade mesleki uygulamaları yaparken bireye tanınan özerklikten bahsetmek gerekir. Türkiye’de sınıfta öğretmenin kendi belirlemiş olduğu programı, kendi eğitim yöntemiyle anlatması çok mümkün görülmemektedir. Nitekim öğretmenin derslerde kullanacağı kitap ve öğretim yöntemi MEB tarafından belirlenmektedir. Bu merkezi sistemin pek çok yönden iyi olmasına rağmen öğretmenleri eğitimde birincil kaynak olmak yerine aktarıcı konumuna koymakta ve dolayısıyla öğretmenlerin toplumdaki itibarını etkilemektedir. Her ne kadar Türkiye’de toplumsal kültür olarak öğretmenlik mesleği “kutsal bir meslek” olarak ifade edilse de sayılan diğer faktörlerin etkisinden ötürü mesleğin itibarının bundan 50 yıl öncesi kadar güçlü olduğunu söylemek mümkün görülmemektedir. Zira yapılan araştırmalar, öğretmenlerin son dönemde kendilerine olan toplumsal saygının azaldığını göstermektedir.

   Kısaca öğretmenlik mesleği, Türkiye’de toplum nezdinde kutsal bir meslek olarak görülse de son zamanlarda mesleğe giriş, istihdam koşulları, özerkliğinin az olması, rahat bir devlet memurluğu olarak görülmesi ve öğretmenlerin kendilerinden kaynaklanan sebeplerden dolayı önemli itibar sorunu yaşamaktadır.

1. ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ İLE İLGİLİ ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLAR

1.1. Motivasyon Eksikliği

   Motivasyon; bireyleri, içindeki temel ihtiyaç veya istekleri yerine getirmeye yönlendiren güç olarak tanımlanabilir. Başka bir deyişle, insanların bir işi yerine getirmesi için gerekli olan bireysel istek, ihtiyaç ve arzularının bütünüdür. Öğretmenlerin işlerine karşı motivasyonlarını üç kısımda değerlendirebiliriz. Bunlar; öğretmenin öğrencilerinden aldığı geri dönüşler, öğretmen maaşları ve eğitim kurumlarının fiziksel yeterliliğidir.

   Öğretmenlerin başarısının çoğu zaman öğrencilerin merkezi sınav sonuçlarında gösterdikleri başarılara endeksli olması, öğrencilerin düşük motivasyonun öğretmenin motivasyonunun da düşmesine neden olabilmektedir. Öğretmen maaşlarının öğretmenleri tatmin edici düzeyde olmaması, mesleğin tercih edilmesini ikinci plana atabilmektedir. Ayrıca özel dershanelerde de öğretmenlerin çalışma koşullarının oldukça ağır ve zor olması, öğretmenlik mesleğinin itibarını zedeleyici bir unsur olarak görülmektedir. Bunun yanında özellikle kırsal kesimdeki okulların bina ve teçhizat yetersizliği ve öğretmenlerin bu bölgelerde kalacak yer sorunlarının olabilmesi, öğretmenlik mesleğinin tercih edilmesini, hali hazırda öğretmen olarak atanmış eğiticilerin kişisel gelişimlerini ve topyekün olarak bakıldığında motivasyonlarını etkilemektedir.

Motivasyon Eksikliği

1.2. Kararların Merkezi Yönetim Tarafından Alınması

   Eğitim sistemi için merkezileşme önemli bir özellik olarak görülse de merkezi yerleştirme sınavı, merkezden bölgesel özellikler göz ardı edilerek belirlenen tek tip kitap sistemi ve bu kitapların eğitimin birincil kaynağı olarak öğretmenden önce görülmesi öğretmenleri eğitim sistemi içerisindeki ikincil kaynak ve sadece aktarıcı olarak göstermektedir. Bu durum, öğretmenlik mesleğinin itibarını toplum nezdinde zedelemektedir. Zira öğretmen okulda öğrencilere hayatı öğreten, gelecek yaşamları için bilgi veren rol model olmalıdır. Günümüzde teknolojik gelişmelerin bazı olumsuz etkileri ve bunun yanında öğretmenlerin kişisel gelişimlerini yeterince önemse(ye)memeleri, öğrencilerin ve onların ailelerinin öğretmenlerine duydukları güveni azaltabilmektedir.

1.3. Mesleki Gelişim İçin Hizmet İçi Eğitim Sorunları

   Günümüzün değişen sosyo-ekonomik ve psikolojik faktörlerine hızlı uyum sağlayabilmenin yolu iyi bir eğitimle mümkün olabilmektedir. Özellikle hizmet içi eğitimler özel ve kamu sektöründe faaliyet gösteren tüm kurumlar için altın değerindedir. Hizmet içi eğitim, çalışan ile işveren arasındaki bağımlı ilişki kurulduğu andan sona erene kadar geçen süre içinde işin, işyerinin ve işletmenin gereği olarak çalışanın bilgi, beceri ve davranışlarının güncel koşullara yönelik olarak geliştirilmesi ve öğretilmesi şeklinde tanımlanabilir. Bu çerçeveden bakıldığında hayat boyu öğrenmenin bir parçası olarak hizmet içi eğitimler geleceğin bireylerini yetiştiren öğretmenler için ayrı bir öneme sahiptir. Türkiye’de hizmet içi eğitim, merkezi hizmet içi eğitim planı ile Hizmet İçi Eğitim Dairesi Başkanlığı Planlama Kurulu tarafından yürütülmektedir. ABD, Fransa, İsviçre, Japonya, Danimarka, Finlandiya gibi PISA skorları yüksek olan ülkelerde hizmet içi eğitimler merkeze bağlı yerel yönetimler tarafından belirlenmektedir.

   Türkiye’de hizmet içi eğitim ağırlıklı olarak fiziksel katılım şeklinde yapılmaktadır. Dönem başı ve dönem sonu seminerleri şeklinde görülen hizmet içi eğitimlerin yapılan araştırmalar neticesinde gerekli etkinliği ve verimliliği sağlamaktan oldukça uzak olduğu tespit edilmiştir. Günümüzde MEB’e bağlı 1 milyonun üzerinde personel bulunması sebebiyle hizmet içi eğitimlerde sorunların ortadan kaldırılması ve maliyetlerin azaltılarak daha verimli bir eğitim modeline geçilmesi için yeni arayışların olduğu görülmektedir. Bu bağlamda çağımıza uygun olarak hizmet içi eğitimlerde uzaktan eğitim uygulamaları kullanılmaya başlanmıştır. Uzaktan eğitim uygulamaları ile fırsat eşitsizliğinin ortadan kaldırılması, zaman ve mekandan bağımsızlık, verimlilik artışı ve maliyet azalışı öngörülmektedir. Fakat Türkiye’de yapılan araştırmalar neticesinde uzaktan eğitim ile gerçekleştirilen hizmet içi eğitimlerle de çok başarılı sonuçlar elde edilemediği görülmektedir. Sonuç olarak mesleki eğitimde hizmet içi eğitim kalitesi arttırılmalı, içeriği değiştirilmeli ve daha etkin kullanılarak öğretmenlerin niteliğini  doğrudan etkilemelidir.

1.4. Öğretmenlik Mesleğine Giriş

   Türkiye’de Eğitim Fakülteleri’nden mezun bir öğretmen adayının devlet okullarında öğretmenlik yapabilmesi, atama için gerekli şartları taşımasına bağlıdır. Başka bir deyişle dört yıllık bir eğitim fakültesi mezunu öğretmen adayı, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS)’ndan yeterli skoru elde ettiği zaman devlet okullarında öğretmenlik yapabilmektedir. Zira devlet okullarında öğretmenliğe atanmak ve öğretmenliğinin devamlılığını sağlamak için ek başka bir eğitime (yüksek lisans, doktora) gerek yoktur. Ayrıca öğretmen adaylarının ders anlatabilme kabiliyetini, ikna yeteneğini, iletişim ve duygusal becerisini ölçen bir sınava da tabi tutulmadığı bilinmektedir. Türkiye’de öğretmenlik mesleğine giriş ve devamlılığı için herhangi bir ek uygulama bulunmaması, öğretmenlerin kendilerini geliştirmelerini ve mesleki anlamda ilerlemelerini önemli oranda engellemektedir.

   Öğretmenlik mesleği ile ilgili sorunlar sadece yukarıda belirtilen dört başlık ile sınırlı değildir. Nitekim konu ile ilgili literatür incelendiği zaman bilişim teknolojilerine uyum sağlamada öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar, eğitimin ezbere dayalı niteliği, kalabalık sınıflar, ülkemizde kız öğrencilerimizin eğitiminde yaşanan sorunlar, okul yöneticilerinin profesyonel yöneticilik yetkinliğinde olmaması, mesleki ve teknik eğitimin son zamanlarda yapılan atılımlara rağmen hala yeterli düzeyde olgunlaşmamış olması, okullaşma oranları, okul öncesi eğitim sorunları, mesleki yönlendirmelerin yetersizliği gibi pek çok sorunun çözüm beklediği ifade edilebilir.

2. ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİN İTİBAR KAYBININ ÖNLENMESİ İÇİN SOMUT ÖNERİLER

   Öğretmenlik mesleği, Türk milleti için her zaman kutsal bir meslek olarak görülmüş ancak bilgi toplumuna geçişle birlikte farklı mesleklere yönelme, daha fazla ücret getirisi ve prestijli mesleklerin seçilmesi gibi hususlardan dolayı öğretmenlik, eski dönemlere göre itibar kaybı yaşamaya başlamıştır. Pek bu sorunların çözümü için neler yapılabilir?

   Öğretmen adaylarının ve hali hazırdaki öğretmenlerin motivasyonlarını ve verimliliklerini arttırıcı çeşitli uygulamalar geliştirilmeli, öğretmenlere sınıf içi özerklik tanınmalı, hizmet içi eğitimlerin kalitesi ve süresi arttırılarak öğretmenlik mesleğinin eski prestijli haline döndürülmesi gerekmektedir. Bütün bunlara ek olarak, formasyon ile öğretmen olmanın önü açılmamalı bunun yerine öğretmen olmak isteyen adayları teşvik edici burslar verilmelidir.

   Türkiye’de öğretmenlerin niteliğinin geliştirilmesinde eksik olan konuların başında öğretmen adaylarının eğitimleri sırasında staj ve deneyim eksikliklerinin yer aldığı görülmektedir. Buna çözüm önerisi olarak KPSS gibi merkezi sınav sisteminin yanında fakültede alınan eğitimin, staj deneyimlerinin, “mentor” eğitimcilerden alınan referansların yerleştirme puanlarına eklenmesi ve atamaların bu şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacak bir sistemin kurulması, öğretmenlerin niteliğinin artmasına büyük katkı sağlayacaktır.

   Eğitim sistemi için merkezileşme, önemli bir özellik olarak görülse de merkezi yerleştirme sınavı, merkezden bölgesel özellikler göz ardı edilerek belirlenen tek tip kitap sistemi ve bu kitapların eğitimin birincil kaynağı olarak öğretmenden önce görülmesi yerine öğretmenlere özerklik alanı tanıyan uygulamalar ile onların nitelikleri geliştirilebilir. Zira KPSS gibi tek tip kitap, standart müfredat gibi durumlar öğretmenlerin niteliklerini köreltmektedir. Bunun yerine merkezileşmeden uzak fakat merkezi denetimlerin ciddi yapıldığı bir denetleme sistemi kurularak öğretmenlerin kendi niteliklerini geliştirmesine fırsat sunulmalıdır.

   Öğretmenlerin motivasyonları ve verimlilikleri, niteliklerinin geliştirilmesi ile doğrudan ilişkilidir. Kamuda çoğunlukla görülen kıdem ve maaş artışı gibi motivasyon kaynaklarının yanında özel sektörde de çoğunlukla kullanılan başarının takdir edilmesi, eğitim, sosyal, kültürel etkinlik, kariyer geliştirme fırsatları gibi içsel faktörlerin öğretmenlerin motivasyonlarını arttırmada kullanılması gerekmektedir.

KAYNAKÇA

  • Özan, M. B., Şener, G., & Polat, H. (2014). Sınıf Öğretmenlerinin Mesleki Gelişim Eğitimlerine İlişkin Görüşlerinin Belirlenmesi. Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 7(4), 167-180.
  • Özoğlu, M. (2010). Türkiye’de Öğretmen Yetiştirme Sisteminin Sorunları. SETA Analiz, 1-35.
  • Aksu, M., Engin Demir, C., Daloğlu, A., Yıldırım, S., & Kiraz, E. (2010). Who are the Future Teachers in Turkey? Characteristics of Entering Students Teachers. International Journal of Educational Development, 30(1), 91-101.
  • Aslan, A., Göksu, İ., & Karaman, S. (2018). Uyarlanabilir Uzaktan Hizmetiçi Eğitimin Başarı ve Eğitimin Tamamlama Süresine Etkisi İle Öğretmen Görüşleri. Buca Eğitim Fakültesi Dergisi(45), 103-115.
  • Barber, M., & Mourshed, M. (2007). How The World’s best Performing School Systems Come Out on Top. London: McKinsey&Company.
    Barholomew, H., Jonathan, O., & Ratcliffe, M. (2004). Teaching Students “Ideas-About-Science”: Five Dimensions of Effective Practice. Science Education, 88(5), 665-682.
  • Cemaloğlu, N. (2005). Türkiye’de Okul Yöneticisi Yetiştirme ve İstihdamı: Varolan Durum, Gelecekteki Olası Gelişmeler ve Sorunlar. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 25(2), 24274.
  • Ceylan, T. (2011). Toplumsal Sistem Analizinde Toplumsal Statü ve Rol. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 15(1), 89-104.
  • Ergül, H. F. (2006). İşletmelerde Eğitim Etkinliğinin Değerlendirilmesi,. Sosyal Bilimler Araştırma Dergisi(7), 51-72.
  • Göçen Kabaran, G., & Görgen, İ. (2016). Güney Kore, Hong Kong, Singapur ve Türkiye’deki Öğretmen Yetiştirme Sistemlerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi. Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 5(2), 478-495.
  • Göktaş, Y., Yıldırım, S., & Yıldırım, Z. (2009). Main barriers and possible enablers of ICT integration into preservice teacher education programs. Educational Technology & Society, 12(1), 193-204.
  • Gülsoy Kerimoğlu, P. N. (2019). Türkiye ve GÜney Kore Eğitim Sistemlerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi. Ankra: (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi) Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
    Gültekin, M., & Çubukçu, Z. (2008). İlköğretim Öğretmenlerinin Hizmet İçi Eğitime İlişkin Görüşleri. Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi(19), 185-201.
  • Gediklioğlu, T. (2005). Avrupa Birliği Sürecinde Türk Eğitim Sistemi: Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 1(1), 66-80.
  • Hanushek, E., & Rivkin, S. (2007). Pay, Working Conditions and Teacher Quality. The Future of Children, 17(1), 69-86.
  • Ingersoll, R. (2012). Beginning Teacher Induction: What the Data Tell Us. Phi Delta Kappan, 93(8), 47-51.
  • Karaman, M., Acar, A., Kılıç, O., Buluş, U., & Erdoğan, Ö. (2013). Sakarya İlinde Görev Yapan Öğretmenlerin Gözüyle “Öğretmenlik Mesleğinin Statüsü ve Saygınlığı”. VI. Ulusal Lisansüstü Eğitim Sempozyumu (s. 104-110). Sakarya: SAÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
  • Leigh, A. (2007). How Can We Improve Teacher Quality? The Melbourne Review, 3(2), 31-37.
  • Rimm-Kaufman, S., & Hamre, B. (2010). The Role of Psychological and Developmental Science in Efforts to Improve Teacher Quality. Teachers College Record, 112(12), 2988-3023.
  • Selimoğlu, E., & Biçen Yılmaz, H. (2009). Hizmet İçi Eğitimin Kurum ve Çalışanlar Üzerine Etkileri. PARADOKS Ekonomi, Sosyoloji ve Politika Dergisi(1), 1-12.
  • Sezgin, F., Erdoğan, O., & Erdoğan, B. (2017). Öğretmenlerin Teknoloji Öz Yeterlikleri: Öğretmen ve Öğrenci Görüşlerine Yönelik Bütüncül Bir Analiz. Eğitim Teknolojisi Kuram ve Uygulama, 7(1), 180-199.
  • Şahin, L., & Güçlü, F. (2010). Genel Olarak Hizmet İçi Eğitim: Ülker Şirketler Topluluğu Hizmet İçi Eğitim Süreci ve Uygulamaları. Sosyal Siyaset Konferansları Dergisi, 2(59), 217-270.
  • Şener, G. (2018). Türkiye’de Yaşanan Eğitim Sorunlarına Güncel Bir Bakış. Milli Eğitim Dergisi, 47(218), 187-200.
  • TEDMEM. (2014). Öğretmen Gözüyle Öğretmenlik Mesleği. TED yayınları.
    Uçar, R., & İpek, C. (2006). İlköğretim Okullarında Görev Yapan Yönetici ve Öğretmenlerin MEB Hizmet İçi Eğitim Uygulamalarına İlişkin Görüşleri. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 3(1), 34-55.
  • UNESCO. (2006). Teachers and Educational Quality: Monitoring Global Needs For 2015. Montreal: UNESCO.
  • Uztosun, M. S. (2018). In-service Teacher Education in Turkey: English Language Teachers’ Perspectives. Professional Development in Education, 44(4), 557-569.
  • Wilson, S. M. (2011). How Can We Improve Teacher Quality? Phi Delta Kappan, 93(2), 64-67.
  • Yılmaz, K., & Altınkurt, Y. (2011). Öğretmen Adaylarının Türk Eğitim Sisteminin Sorunlarına İlişkin Görüşleri. Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi, 8(1), 942-973.
  • Yorks, L. (1976). A radical approach to job enrichment. New York: Amacom.